Kas 9, 2014 - Genel    No Comments

4 Adımda Liderlik

Lider mi olunur, lider mi doğulur gibi bir sürü, farklı farklı tartışmaları duymayanımız kalmamıştır. Sanırım yalnızca kitaplardan “Lider doğulur, olunmaz” cümlesini ve de birkaç süslü kelimeyi duyup bu fikri savunanların sayısı git gide azalıyor (Öyle ümit ediyorum). Lider doğulur, olunmaz tezini çürütmek pek de zor olmasa gerek. Yalnızca 1 kişi, sonradan lider olmuş bir kişi…

Bu yazımda liderlikle ilgili 4 önemli adımdan bahsetmek istiyorum. Yukarıda çürüttüğümüz tezin ilk kısmı “Lider doğulur”, Evet! ben herkesin doğuştan gelen liderlik yetenekleri olduğuna inanıyorum. Gün geçtikçe bu yeteneklerini köreltmeyen aksine geliştirenlere ne mutlu : )

Çocukluk/gençlik dönemimizi ele alalım;

  • Sınırsız hayal gücü
  • Sürekli yeni bir şeyler öğrenme ve soru sorma merakı
  • Nereye ulaşmak, neyi yapmak istediğimizi tam olarak bilip onun dışında hiçbir şeyi gözümüzün görmemesi, bu kısım okununca kötü gibi görülebilir ama biz ona kısaca çocuk odaklanması, “gerekirse ağlarım yaptırırım” düşüncesi diyelim : )

…ve büyümeye devam ettik. Büyüdükçe birileri tarafından hayal gücümüzün sınırlandığını, “bunu yapabilirsin ama bunu yapamazsın” denilip yeteneklerimizin kısıtlandığını geç de olsa fark ettik. Okullarımızda içimizdeki liderlik yeteneklerini canlandırmak yerine, belli başlı kurallarla makineymişiz gibi tekdüze bir eğitim… Eğitim sistemini eleştirip konunun dışına çıkmak istemediğim için yalnızca bu videoyu paylaşıp devam etmek istiyorum.

 

Tekrar eskisi gibi başarılı bir lider olabilmemiz için, cesur olup içimizdeki, o çocukluğumuzdaki hayallerimizi, azmimizi hatırlamalıyız. İşte içimizdeki liderliği tekrar yakalayıp devam ettirebilmemize yardımcı olacak 4 etkin adım:

  1. Give Back: Bilgi aktarımı yapmak, başkalarına bu konuda hizmet etmek konusunda istekli olmalıyız. Yapacağımız bu “geri vermek” eylemi hem kendi kişisel gelişimimiz hem de toplumun gelişimi açısından oldukça faydalı ve eğitici olup, aynı zamanda toplum paylaşma yetisinin daha da pekiştirilmesini, artmasını sağlayacaktır.
  2. Tutku: Yalnızca iki heceden oluşan bu kelimeye çok dikkat edin. Nasıl açıklanır, nasıl ifade edilir gerçekten bilmiyorum. Ama nasıl karşımızdaki kişiye tutkumuzu hissettirebiliriz konusunda biraz fikrim var; yaptığımız şeyi gerçekten isteyerek, severek yaparak… Tutkusu olmadan monoton/alışılagelmiş bir hayatı yaşar bence insan. Bu yüzden ne kadar yoğun olduğunuzu düşündüğünüzün bir önemi olmaksızın, yapmayı sevdiğiniz şeyleri yapmaya, onları takip etmeye devam edin. Tutkunuzu takip ettiğiniz sürece çevrenizdekiler o anlatılması güç, yalnızca hissedilmesi gereken duyguyu fark edip sizi takip edeceklerdir. Tutkunuzun ne olduğunun hiçbir önemi yok; yüzmek, dans etmek, şarkı söylemek, resim yapmak ya da seyahat etmek… Hiçbir önemi yok, Yeter ki kendinizi kandırmayın ve de tutkunuzu takip edin : )
  3. Kendinizi küçümsemeyin: Büyük küçük, yaptığınız ya da yapmak istediğiniz şeyler her ne olursa olsun, kendinizi küçümsemeyin ve de başkalarının sizi küçümsemesine, “hadi oradan nasıl yapacakmışsın” benzeri şeyler söyleyerek kapasitenizi, sınırlarınızı söylemesine izin vermeyin. Kimse içinizdeki gerçek sizi tam olarak bilemez, hatta belli bir vakte kadar siz bile bunu fark edemeyebilirsiniz. Büyük hayallerinizin olmasından korkmayın. Hayallerinizi ve neden onları istediklerini alt alta yazıp onlara odaklanın… Ve asla birinin sizi “yapamazsın” diye düşündürtmesine izin vermeyin.
  4. Kendinizi hazır hissedin: Lider olabilmek, lider gibi düşünebilmek ve hissedebilmekle başlar. Kendinizi başarılı bir lider olarak hissedin, hayal edin. Unutmayın her şey hayal edip istemekle başlar.

 

Zafer Çiğdem’in yazı ve haberlerini Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

Saygılarımla …

Share Button

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!