Tem 25, 2013 - Genel    No Comments

Kişisel Gelişim

Şuan bu kitabı okuyorsanız kendinizi geliştirme adına büyük bir adım atmışsınız gibi yazılarla başlamayacağım elbette : )

Kendimi nasıl geliştirebilirim ? Eminim çoğumuz bu konu hakkında düşünmüş, bir şeyler okuyup farklı kişilerden, farklı fikirler edinmişizdir. Gelişim kısmına geçmeden önce

  • ” Ne yapmak istiyoruz?
  •  Gelişimden kastımız ne ?
  • Kendimi hangi konularda eksik hissediyorum?
  • Hangi durumlarda problem yaşıyorum.”

           … gibi sorular sayesinde kısa ve uzun vadeli planlara ihtiyacımız var.

Şunu iyi vurgulamak gerekirse kişisel gelişim demek, yalnızca “sürekli kişisel gelişim kitapları okumak”, seminer ve konferanslara katılmak demek değildir. Okumanın getirilerini tabi ki  küçümsemiyorum. Demek istediğim düşünün ki ; sürekli okuyan, araştıran hatta gezen bilgili biri… ama iletişim  kurabilme yeteneği, takım çalışması, bilgi paylaşımıtopluluk önünde konuşabilme, kendini ifade edebilme gibi  birçok önemli eksiklikleri var. Durum böyleyken sürekli, yalnızca kişisel gelişim kitapları okumayı tercih etmesi sizce ne kadar mantıklı ?

O kitapların yazarlarına gelecek olursak. Sürekli gelişimden bahsedip 2. kez aynı konuşmasını farklı bir senede yada farklı bir üniversitede aynı şeklide birebir senelerce sürdürmesinin neresi gelişim ?

Yada kendim birebir gördüğüm için söylüyorum. İngilizce  bir kitabın bir kısmını Türkçeye çevirip hiç bir kaynak belirtmeden kendi yazısıymış gibi kendi kitabında kullanmasının neresi etik, neresi gelişim…

kişisel gelişim - Zafer Çiğdem

Peki kendimizi geliştirmek adına neler yapabiliriz ?

Öncelikle yeni fikir ve önerilere açık olmalı ve bunu karşı tarafa hissettirmeliyiz. “İşe yaramaz, yapılamaz, hiçbir değeri yok, aptalca “ gibi kelimeleri kullanmamaya dikkat etmeli, söyleyenleri ise çokta dikkate almamalıyız bence. Çok uzatmadan birkaç madde üzerinde durup sonrasında ise bitirmek istiyorum.

İç konuşma yapmak: İç konuşma yapmayı “kendini kandırma olarak düşünenler olabilir.  Eğer bu bizim sinirsel ve psikolojik durumumuzu, hormonlarımızın çalışma şeklini … değiştirip bizim daha sağlıklı/mantıklı kararlar almamızı sağlayacaksa, tamam varsın öyle olsun gelin kendimizi kandıralım. Her zaman her şeyi mükemmel yapamayabileceğimizi, önemli olanın elimizden geldiği kadarını en iyi şekilde yapmaya çalışmak olduğunu kendimize hatırlatmak, olumsuz düşünmektense, çok daha iyi bir fikirdir.
Kendini tanımak: Kendilerini tanıyan insanlar kendi güçlü ve güçsüz yönlerini iyi bilirler. Bir topluluğa girdiklerinde kendilerini ifade ederken kendi potansiyellerinin farkında olarak harekete geçerler.
İyi bir iletişim: Sağlıklı bir iletişim yeteneğimiz olması bizlerin çevremizde sevilen saygı duyulan güvenilen insanlar olmamızı sağlar. Çevremizde olumlu bir imaja sahip olduğumuzda kendimize güvenimiz artacaktır.

 

Genelde üniversitenin ilk senelerinde duyduğumuz gibi.  “Topluluğa katıl, seminerler, konserler ve organizasyonları kaçırma…” gibi şeylerden bahsetmek yerine. Ne bileyim kendinizi sahnedeki kişi olarak görün/hayal edin. Yada bir diğer etkinliği de siz organize edin. “Daha önce yapmadım ki, ne nasıl oluyor anlamam mı diyorsunuz?” Gidip en yakın etkinliği bulun ve yetkili kişiyle görüşüp yardımcı olmak istediğinizi belirtin. Özellikle üniversitelerde kolay kolay olumsuz bir geri dönüş alınmasa gerek.

 

Son olarak; Motivasyon motivasyon! (link) Kendinizi ve başkalarını motive etmenin yollarını öğrenin ve mutlaka hayatınızın her kademesinde ihtiyaç duydukça bunları uygulayın. Hatalarınızdan ders alın! Onları, sizi başarıya ulaştıracak hatırlatmalar olarak görün. Kendinize inanın! Elinizi kolunuzu bağlayanlardan ziyade sizi güçlendiren şeyleri düşünün.

 

Zafer Çiğdem’in yazı ve haberlerini  Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

 

Sevgi ve Saygılarımla …

 

Share Button

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!