Ağu 9, 2017 - Genel    No Comments

Sihirli kelime, Empati

Hayatta tüm canlılar birbirleriyle iletişim halindedir. Her an beş duyumuza hitap eden kanallarla iletişim halinde yaşamaktayız. Günlük hayatımızın çoğu anında aktif olarak “kendimizi iyi ifade edebilmek” ve “muhatabımızı iyi anlamak” için kullandığımız iletişim araçları ve etkili iletişim bizler için katbekat önemli. Öyleyse muhatabımızı daha iyi anlayabilmek ve kendimizi farklı yaş, çevre ve düşüncedeki kişilere de daha iyi ifade edebilmek için empati’nin önemini gelin birlikte vurgulayalım.

Empati:

1.) Kişinin kendini başka birinin yerine koyarak onun duygu, istek ve düşüncelerini anlayabilme becerisi

2.) Bir başkasının duygularını, içinde bulunduğu durum ya da davranıştaki motivasyonunu anlamak ve içselleştirmek

anlamlarına gelmektedir. Aslında karşımızdaki kişi/kişilere gösterdiğimiz saygının da göstergesidir empati. Kişinin tutarsız söz ve davranışlarına hemen tepki göstermek yerine, kendisine verdiğimiz değerden, gösterdiğimiz saygıdan dolayı farklı bir nedenden dolayı bu şekilde davranabileceğini göz  önünde bulundurmak, onu anlamaya çalışmaktır. Zaman zaman hangimizin bu şekilde bir inisiyatife ihtiyaç duymuyoruz ki?

Peki empati kurabilmek için neler gerekiyor?

Teknik ve teknik olmayan bir çok yazıda ve videolarda bununla ilgili bir çok sinirsel, hormonal ve duygusal etkene değinilmiş. Bu yazı için gelin biz bunlara özetle, iyi bir dinleyici olmak(çok kolay görülse de herkesin yapabildiği bir şey değil maalesef) ve farkındalığımızı arttırıp muhatabımızı anlamaya çalışmak diyelim. İyi bir dinleyici olduk ve empatimiz kuruldu. Eee peki bir faydası var mı acaba bu işin?

Tabii ki;

  • Doğru iletişim kurabilmeyi sağlar(Tek kişilik dev kadro misali olan ana maddemiz).
  • Ana maddemize bağlı olarak dolaylı yollardan ise,  iş birliği, üretkenlik ve ortam refahının artmasını sağlar.
  • Kişinin bencillik ve egodan uzaklaşmasını sağlar.
  • Çözüm odaklı düşünme yeteneğinin artmasını sağlayıp kurulan sağlıklı iletişim ilişkisi ve yardımlaşma sayesinde kişinin toplumdaki saygınlığının artmasını sağlar.
  • Ötekileştirme, duyarsızlık, vurdumduymazlık gibi insani ve toplumsal gelişmeyi engelleyici unsurları önlemesi, hoşgörü ve saygıyı beraberinde getirmesi vb.

Tabi bu noktada “denge”, doğada da olduğu gibi empati kurarken de çok önemli, bu nedenle dozunu iyi ayarlamalıyız. Değilse, hem kendimiz için hem karşımızdaki için faydalı olmayabilir hatta zarar verebilir. Hazır denge demişken bu noktada ebeveynlerden ricam, “ben olsam zorlanmak istemezdim hadi empati kurdum çocuğum zorlanmasın” düşüncesinden ziyade çocuk gelişimi ile ilgili olabildiğince çok fazla metin okumanız ve bu noktada “çocuğum zorlanmasın yardımcı olalım, biz halledelim” tutumu yerine, onların kolayı, zoru, kazanmayı ve özellikle kaybetmeyi öğrenmelerine, tüm bunları deneyim edinmelerine izin vermenizdir (konu dağılmasın diye detay vermiyorum ama benzer bir konu ile ilgili yazı yazmayı planlıyorum).  

Bir resim ve birkaç cümle ile toplamak gerekirse,

Yukarıda bahsettiğimize paralel olarak, empati karşımızdaki kişinin bakış açısıdır aynı zamanda. Bu noktada, her zaman kesin ve tek bir doğru olmayabilir. Farklı açılardan bakıldığı zaman birden fazla doğrunun muhtemel olabileceği durumlar olabilir. O yüzden herhangi empati kurulması ve hatta kurulmaması gereken durumlarda dahi, lütfen hemen guard’ımızı alıp direkt kendimizi savunmaya başlamak yerine, önce karşımızdakini dinlemeye anlamaya çalışalım. Başlangıçta refleks ve iç sesimize eski alışkanlığımıza dur deyip bu öneriyi denemek zor olsa da, ilerideki en iyi “iyi ki” lerimizden biri olacağını düşünüyorum.

Başkaları yararına iyi bir şey yapmak görev değil, zevktir. Çünkü sizin sağlık ve mutluluğunuzu artırır.

Siz de, kendi deneyim ve tavsiyelerinizi paylaşarak katkı sağlamak ister misiniz? Değerli yorum ve paylaşımlarınızı bekliyorum.

 

Zafer Çiğdem’in yazı ve haberlerini Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

Saygılarımla …

Share Button

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!